KADIN

TÜRKİYE'DE KADIN MAHPUSLAR

 Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 2 Mart 2015 tarihli istatistiğine göre, Türkiye hapishanelerinde 5037’si hükümlü, 934’ü tutuklu olmak üzere 5971 kadın mahpus bulunmaktadır.

Yine Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verisine göre, Türkiye’de 5 kadın kapalı ve 2 kadın açık hapishanesi bulunmakta; bunun dışında kadın mahpuslar erkek hapishanelerinin kadın koğuşlarında tutulmaktadır.Örneğin, Kocaeli Açık Ceza İnfaz Kurumu’nun ve Sivas Açık Ceza İnfaz Kurumu’nun kadın bölümünün bulunduğunu biliyoruz.

Müdürlük verilerine göre kadın hapishaneleri:

  1. Adana / Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
  2. Ankara / Ankara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
  3. İstanbul /  Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
  4. İzmir / İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
  5. Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
  6. Denizli / Bozkurt Kadın Açık ve Çocuk Eğitim Evi Ceza İnfaz Kurumu
  7. Ceyhan / Yumurtalık Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu

Kadınların ceza adalet sistemi içerisindeki durumlarına yönelik ayrı bir mevzuat bulunmamaktadır. Türkiye’nin kanunlarında kadın ve erkeklerin cezalarının infazı bakımından ayrıma gidilmemiştir. Sadece iki noktada kadınların özel durumuna ilişkin kanuni düzenleme yapılmıştır. Bunlar:

  1. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16.maddesinde hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi düzenlenmiştir. Bu maddenin dördüncü fıkrasına göre, hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren 6 ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince infaz olunur. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 114. Maddesine göre Kanunun bahsedilen hükmünün uygulanamadığı hâllerde, gebe olan kadın hükümlülerin bulunduğu kurumlarda, doğum öncesi ve doğum sonrası her türlü bakım ve tedavi için özel bir yer ayrılır. Doğumun kurum dışında bir sağlık kuruluşunda gerçekleşmesi için gerekli tedbirler alınır. Ancak doğum kurumda gerçekleşmişse çocuğun kurumda doğduğu, doğum belgesine işlenmez.
  2. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 65. Maddesine göre, anneleri hükümlü olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan sıfır-altı yaş grubundaki çocuklar, annelerinin yanında kalabilirler. Bu çocuklar gündüzleri ceza infaz kurumu bünyesindeki veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu veya diğer kurum ve kuruluşlara ait kreş ve gündüz bakımevlerinde barındırılırlar. Annelerinin yanında kalan çocuklara, yaş ve durumlarına ve ihtiyaçlarına göre yiyecek ve içecek verilir. Üç yaşını doldurmuş çocuklar, hâkim kararıyla çocuk yuvalarına veya yetiştirme yurtlarına yerleştirilebilirler. Bu çocukların belirlenecek bir program ve usule göre zaman zaman anneleriyle temasları sağlanır.

 

Kadın Mahpusların Özel İhtiyaçları ve Karşılaştığı Temel Sorunlar:

  • Birleşmiş Milletler’in tespitlerine göre hapishaneye girişte ve özellikle nakil esnasında kadın mahpusların cinsel taciz ve saldırıya uğrama riski yüksektir. Kadınlar üst arama sırasındaki uygulamalara bağlı olarak çoğu zaman kendilerini aşağılanmış hissetmektedirler.
  • Hapishane sağlık hizmetlerinin yetersiz olması kadınlar için daha ağır sonuçlara yol açmaktadır. Kadınlara özgü hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde ayrıca özen gösterilmesi gerekmektedir.
  • Hamile ve çocuklu kadın mahpusların sağlığa ilişkin ve diğer ihtiyaçları yeterince karşılanamamaktadır. 
  • Çocuklu kadın mahpusların çocukların beslenmesi, eğitilmesi gibi en temel konularda ihtiyaçları karşılanmamaktadır. Anneleriyle birlikte hapishanede tutulan 0-6 yaş arasında çocukların psikolojik ve sosyal gelişimleri kapatılmadan olumsuz şekilde etkilenmektedir.
  • Kadınlar toplum içerisinde aile içi şiddet ve cinsel tacize sıklıkla maruz kalmaktadır. Kadınların adli sisteme dahil olmalarında ekonomik ve sosyal bağımsızlığa sahip olamamaları, toplumda baskı ve şiddete maruz kalmaları da etkilidir. Bu yüzden kadın mahpusların hapsedilmeleri, hapishaneden önce toplum içerisinde maruz kaldıkları şiddetin etkilerinin ortaya çıkmasına yol açabilmektedir. Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, kapatılma, kadın mahpuslarda ruh sağlığı problemlerine yol açabilmekte veya var olan problemleri ağırlaştırabilmektedir. Birleşmiş Milletler’e göre özellikle hapishanede karşılaşılan cinsel taciz, baskı, şiddet, hapishanenin aşırı kalabalık olması gibi durumlar diğer özel ihtiyaçları olan mahpus grupları gibi kadın mahpusların ruh sağlıkları açısından da olumsuz sonuçlar ortaya koymaktadır.
  • Kadın mahpusların tahliyelerinden sonra toplum içerisinde daha çok önyargıya maruz kaldığı görülmektedir. Hapsedilmeden önce kadına yüklenmiş olan aileye ve çocuğa bakma görevi, tahliyeden sonra damgalanma, terk edilme ve kurban edilme ile sonuçlanmaktadır.
  • Hapishane personelinin eğitimi ve özellikle kadınlara özgü ihtiyaçlar konusunda bilgilendirilmeleri büyük önem taşımaktadır. Hapishane personelinin çoğunlukla erkek olması kadın mahpusların daha büyük baskı, şiddet ve aşağılanma hissetmelerine sebep olmaktadır.
  • Hapishanelerin dış güvenliğinin tamamen erkek personelden oluşması ve kadın mahpusların hastaneye, mahkemeye sevk sırasında erkek personel ile yüz yüze kalması olası sorun kaynaklarından birisini oluşturmaktadır.

 

Öneriler :

  • Yasaların mutlak eşitliği değil adilliği sağlanmalıdır. Görünüşte cinsiyete tarafsız yasa ve düzenlemelerin kadınlara yönelik olumsuz sonuçlar doğurması halinde gözden geçirilmesi gerekmektedir.
  • Kadınların farklılığı ve özel ihtiyaçları adalet sistemi içerisinde tanınmalı ve kadın mahpusların kendilerine özgü ihtiyaçlarının karşılanması için olanaklar geliştirilip, sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde mekanizmalar yaratılmalıdır. 
  • Hapishane personelinin kadın mahpusların kendilerine özgü ihtiyaçları konusunda eğitimine dair çalışmalar yapılmalıdır.
  • Kadınların hangi suçlardan dolayı tutuklandığı/mahkum olduğu araştırması yapılmalı, buna göre hapsetme dışında alternatif yollar aranmalıdır.
  • Para cezasının ödenememesi hallerinde hapishaneye girmek gibi ihtimaller ortadan kaldırılmalı, kadınların sadece yoksullukları ve ekonomik bağımlılıkları yüzünden cezalandırılmasının önüne geçilmelidir.
  • Gözaltı ve tutukluluk kararlarında, kadınların ebeveynlik durumları ve çocuklarının çıkarları öncelikli olarak değerlendirilmelidir.
  • Hüküm verilirken kadını suç olarak nitelendirilen fiile yönelten sebepler göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Gebe ve çocuklu kadınların hapsetmeye alternatif yöntemler uygulanarak hapsedilmemesi başlıca öneri olmakla birlikte hakkında hapsetme hükmü verilen gebe kadınlar için gebeliğin hapishane şartlarında sağlıklı sürdürülebilmesi ve buna ilişkin özel bakım/tedavilerin yapılabilmesi mümkün kılınmalı, 0-6 yaş çocukları ile birlikte hapiste tutulan kadınların kendilerine özgü ihtiyaçlarının giderilmesi sağlanmalıdır.