Çocuk

TÜRKİYE'DE ÇOCUK MAHPUSLAR

Türkiye’de kanunla ihtilaf halinde olan 12-18 yaş grubundaki çocukların kapatıldığı kurumlar üç türlüdür. 

  1. Çocuk Eğitimevi
  2. Çocuk Hapishaneleri 
  3. Yetişkinlerin kapatıldığı hapishanelerin çocuk bölümleri 

 

Çocuk Eğitimevleri hükümlü çocukların, Çocuk Hapishaneleri (resmi adıyla “Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumları”) ise davaları süren tutuklu çocukların tutulduğu kapatılma mekanlarıdır.

Haziran 2015 itibariyle, Türkiye’de Ankara Sincan ve İstanbul Ümraniye’de olmak üzere 2 Çocuk Eğitimevi; Ankara Sincan, İstanbul Maltepe ve İzmir Aliağa hapishaneleri kampüslerinde olmak üzere 3 Çocuk Hapishanesi bulunmaktadır. Çocuk Hapishanesi bulunmayan şehirlerde veya kapasitenin dolması durumunda çocuklar yetişkin hapishanelerinin çocuk bölümlerinde tutulmaktadır. 

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) 05.02.2015 tarihinde Adalet Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurusunun cevabında, 2017 yılı sonuna dek 4 Çocuk Hapishanesi daha inşa edileceği ve 1.144 kapasite artışı gerçekleştirileceği bildirilmiştir.

CİSST 03.02.2015 tarihinde ise “hangi yetişkin hapishanelerinde çocuk koğuşu olduğunu ve bu hapishanelerde kaç çocuk olduğunu” bilgi edinme başvurusu ile sormuş, Adalet Bakanlığı talep edilen bilgiyi “özel bir araştırma, çalışma ve inceleme gerektirdiği” gerekçesi ile paylaşmamıştır.  

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün sitesinde 12-18 yaş arası(18 yaşından gün almamış) tutuklu/hükümlü çocuk sayısı 2165 olarak belirtilmiştir. Ancak yasal mevzuata göre 18 yaşını doldurana kadar çocuklar kurumda kalabilmektedir. 18-20 yaş arasındaki 8017 genç mahpusun kaçının 18 yaşında olduğunu bilmemek ile birlikte Çocuk Tutukevlerindeki çocuk sayısının 2165’ten çok daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. 

 

Yıllar 

Hükümlü Çocuklar

Tutuklu Çocuklar

Toplam

Oran

2014

431

1472

1903

77%

2013

429

1558

1987

78%

2012

418

1,583

2001

79%

2011

410

1,924

2334

82%

2010

529

1,584

2113

75%

2009

632

2,047

2679

76%

2008

671

2,075

2746

75%

2007

539

2,148

2687

80%

2006

321

1,794

2115

85%

2005

143

1,406

1549

90%

2004

366

1,628

1994

82%

2003

552

1,657

2209

75%

2002

548

1,497

2045

73%

2001

352

1,665

2017

87%

2000

253

1,141

1394

81%

 

18 yaş altı hükümlü ve tutuklu çocuk sayılarının yer aldığı yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere son 15 yılda, tutuklu çocukların oranı, çocuk mahpuslar içerisinde %75’in altına düşmemiştir.   2015 yılı verilerine göre 2165 çocuğun, 1620’si tutukludur yani tutuklu çocukların hükümlü çocuklara göre oranı 4’te 3 civarındır. Bu oldukça yüksek bir orandır. Zira aynı yıl 165.033 mahpusun sadece 22.919’u tutukludur. Yani yaklaşık sadece 8’de 1’i. Çocuklar söz konusu olduğunda tablonun tamamen tersine dönüyor oluşu ve tutukluluk oranının bu kadar yüksek olması beraberinde tutukluğun çocuklar için bir tedbir olarak uygulanması eleştirisini de getirmektedir. Çocuk tutuklu oranının bu kadar yüksek oluşu kabul edilebilir olmaktan oldukça uzaktır.

Yıllar

 

Yıl içinde Gelen Davalardaki Çocuk Sanık Sayısı

2010

 

133.201

2011

 

141.412

2012

253.392

159.080

2013

288.279

182.308

2014

290.414

179.807

Çocuk mahpus sayısının yanı sıra asıl çarpıcı veriyi ise “çocuk sanık” sayısı oluşturmaktadır. Hakkında dava açılan çocuk sayısı hapishaneye kapatılan çocuk sayısının oldukça üzerindedir. Bu konudaki rakamlara Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün açıkladığı raporlar aracılığıyla ulaşabilmek mümkün. Ancak hemen söylemek gerekir ki bu rakamlar net veriler sunmaktan oldukça uzaktır. “Çocuk Nüfusundaki Her 100.000 Kişideki Çocuk Sayısı” başlıklı tabloya bakıldığında “Yıl içindeki gelen davadaki çocuk sanık sayısı” 2010 yılında 133.201 iken bu sayı son yıl hariç neredeyse her yıl düzenli artarak 2014 yılında 179.807’ye ulaşmıştır. Ancak tablo altında “Bir sanığın birden fazla suç dosyası olabileceğinden aynı kişi birden fazla sanık olarak sayılmış olabilir” denmektedir. Dolayısıyla 179.807 sayısı 2014 yılında hakkında dava açılan çocuk sayısını net olarak verememektedir. Daha fazla akıl karıştıran bir başka durum ise Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün açıkladığı “Ceza Mahkemelerinde TCK Uyarınca Yıl İçinde Açılan Davalardaki Suç ve Sanık Sayıları” ile “Ceza Mahkemelerinde Özel Kanunlar Uyarınca Yıl İçinde Açılan Davalardaki Suç ve Sanık Sayıları”nı topladığımızda elde ettiğimiz rakamlardır. Bu iki tablodaki 12-18 yaş arası sanık çocuk sayılarını topladığımızda 2014 yılı için 290. 414 sayısına ulaşıyoruz. Burada da hakkında birden fazla suçtan dolayı dava açılan çocukların suç sayısına göre birden fazla kez sayılması söz konusu olsa dahi ilk tablo aralarında 110.000’den fazla ciddi bir fark bulunmaktadır. Devletin açıkladığı rakamlardaki tutarsızlık ve bulanıklıktan dolayı hakkında dava açılan çocuk sayısı için net rakamlara ulaşabilmek zor olsa dahi şunları net olarak söylemek mümkündür:

1- Adalet Bakanlığı, araştırmacılar için anlamlı veriler oluşturabilecek istatistiki veriler sunmaktan uzaktır.

2- 2014 yılı içerisinde hakkında dava açılan çocuk sayısı en az 100.000’in üzerindedir ve bu oldukça ciddi bir rakamdır. Bu rakamlar, çocuklar söz konusu olduğunda, dava açmak ve çocukları adalet sistemi içine dahil etmek konusunda çözüm yollarının aranmadığını göstermektedir.

Çocukların Kapatıldığı Hapishaneler Hakkında Genel Bilgiler ve Sorunlar

Çocuk hapishaneleri ve çocuk mahpuslar konusunda uluslararası kriterleri belirleyen başlıca yazılı metinlerden birini “Havana Kuralları” oluşturmaktadır.

Havana Kuralları’nın 30. maddesine göre:

- Çocuklar için minimum seviyede güvenlik tedbirlerinin alındığı ya da hiç alınmadığı açık tutma kurumları kurulmalıdır.

- Kurulan kurumların toplumsal, ekonomik ve kültürel çevre ile bütünleşmeleri sağlanmalıdır. 

- Kurumlardaki çocukların sayısı bireysel muamele yapılmasına imkân verecek şekilde asgari sayıda tutulmalıdır.  

Ancak Türkiye’deki çocuk adalet sisteminde çocukların toplumsal, ekonomik ve kültürel çevre ile bütünleşmeleri esas alınmamıştır. Çocukların tutulduğu kapalı kurumlarda çocuklara bireysel muamele yapılması, psiko-sosyal servis elemanlarının sayısının az olması ve adalet sistemi içerisine giren çocukların sayısının günden güne artması sebebiyle olanaksız hâle gelmiş bulunmaktadır. 

Bu durumu ortaya koyan bazı veriler şu şekildedir:

- Yetersiz Psiko-sosyal Görevli Sayısı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun 04.03.2015 tarihinde Maltepe Çocuk Hapishanesi’nde yaptığı incelemenin raporuna göre 324 kapasiteli kurumda 327 çocuk, 3 psikolog, 1 sosyal çalışmacı, 2 öğretmen ve 2 sağlık memuru bulunmaktadır. CİSST’in 14.05.2015 tarihinde kuruma yaptığı ziyarette ise kapasitenin üstünde çocuk mahpus bulunduğu için, 80’den fazla çocuk mahpusun Maltepe 2 No’lu L Tipi Kapalı Hapishanesi’ne sevk edildiği öğrenilmiştir. 

 

Türk Tabipler Birliği’nin Şakran Çocuk Hapishanesine 06.03.2015 tarihinde yaptığı inceleme raporuna göre, 360 çocuk mahpus kapasitesi bulunan kurumda 219 çocuk, 4 psikolog, 2 sağlık memuru bulunmaktadır. 

 

Sincan Çocuk Hapishanesinde kaç çocuk mahpus tutulduğu, kaç psikolog, sosyal çalışmacı, öğretmen ve hekim bulunduğuna dair yapılan bilgi edinme başvuruları da cevapsız bırakıldığı için, kesin sayılar bilinmemekle birlikte diğer kurumlardaki rakamlar ile benzerlik taşıdığına dair endişelerimiz bulunmaktadır. 

 

Yetişkinlerin kapatıldığı hapishaneler de yüksek kapasiteli olduğu için, yetişkin mahpuslara olduğu gibi, az sayıda bulunan çocuklara da bireysel muamele yapılması olanaksızdır. Örneğin TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun Hatay E Tipi Kapalı Hapishanesi’nde  18.12.2014 tarihinde yaptığı incelemeye göre 732 kapasiteli kurumda 18’i çocuk, 950 mahpus bulunmakta, 3 psiko-sosyal servis elemanı, 3 öğretmen, 1 aile hekimi, 1 diş doktoru, 2 sağlık memuru görev yapmaktadır. Yetişkinlerin kapatıldığı diğer hapishanelerdeki rakamlar da benzerlik taşımaktadır. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün sitesinde yer alan 3 Kasım 2014 tarihli verilere gore hapishanelerde164.461 mahpusa 698 öğretmen, 262 sosyal çalışmacı, 524 psikolog, 480 sosyolog, 0 uzman tabip, 11 tabip, 508 sağlık memuru, 0 hasta bakıcı düşüyor.

 

- Hapishanelerde Çocuk Ölümleri

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi’nin yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinin cevabına göre 2009 yılından 29 Haziran 2015 tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumlarında 9 çocuk hayatını kaybetmiştir.   

- Tahliye sonrası yetersiz destek

Hapishaneden tahliye olan her kişiye hizmet vermekle yükümlü bulunan Koruma Kurulları vardır. Bu kurullar kişinin bulunduğu ildeki belediye, Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler, Denetimli serbestlik ve Yardım Merkezi Şubesi, teşkilatı bulunan yerlerde Türkiye İş Kurumu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, varsa sanayi odaları, ziraat odaları gibi kurumların üyelerinden oluşmaktadır. Ancak tahliye olacak mahpuslar için bir plan yapılmamakta ve mahpus tahliye sonrası süreç ile ilgili bilgilendirilmemektedir. 

- “İyileştirme” sadece bir iddia mı?

2011 yılı verilerine göre 18 yaş altı çocukların %68,6’sı hapishaneden tahliye olduktan bir yıl sonra adalet sistemi içerisine yeniden dahil olmakta ve ceza almaktadır.(1) Bu oran, çocuklar için “iyileştirici” olduğu iddia edilen kapatılma mekânlarının iyileştirici olmaktan oldukça uzak olduğunu ve ağır infaz rejiminin çocukların gelişimini olumlu yönde etkilemediğini açıkça ortaya koymaktadır. 

 

 

- Yetişkinlerin kapatıldığı hapishanelerin çocuk koğuşlarında tutulan çocuklar

Çocuk hapishanelerinde veya Çocuk Eğitimevlerinde değil de yetişkinlerin kapatıldığı hapishanelerde tutulan çocukların durumu başlı başına bir sorun arz etmektedir. Bu kurum personelinin çocuklara yaklaşım konusunda hiçbir deneyim ve tecrübesi olamayacağı gibi, çocukların hapishanelerde düzenlenen aktivitelere katılımı ve sosyal ve kültürel yaşama adapte olabilmeleri de imkânsız hale gelebilmektedir. Çocuk Adalet Sistemi Odağında Kanunla İhtilaf Halindeki Çocukların Durumu Araştırma Raporu da bu konuya değinmektedir. Bu rapora göre “Ceza infaz kurumlarında kalan çocuk sayısının az ya da çok oluşunun ayrımcılığa neden olabileceği ifade edilmiştir. Bu konuda iki farklı görüş ortaya çıkmıştır. Yetişkinlerinde bulunduğu kuruluşlarda, bir katılımcı az sayıda çocuk olması nedeniyle çocukların ihmal edildiğini diğeri ise, az sayıda çocuğun bulunmasının kendileri için daha iyi çalışabilmek adına avantaj sağladığını belirtmiştir. Grupta çocukların sayısının, çalışmanın niteliğini etkilemediği yönünde bir tartışma ağırlık kazanırken, kurumun fiziksel yapısının yeterliliğine ve idarenin insiyatifine dikkat çekilmiştir.”(2)

 

- Çocukların Kapatıldığı Hapishanelerde Eğitim

Tutuklanan çocukların büyük bir kısmı, okula devam etmemektedir. Tutuklanmadan önce okula devam edenlerin, uzun tutukluluk sürelerinde okulla ilişikleri kontrolleri dışında kesilebilmekte ve çocuklara sadece açık öğretim imkânı sunulmaktadır. Örgün eğitime devam etmek isteyen tutuklu çocuklar, açık öğretime kaydolmayı reddetmektedir.(3)

- Çocuk Mahpusların Hapishanelerde Maruz Kaldığı Uygulamalar

  • Çocukların haftada 1 kez 10 dakikayı geçmeyecek şekilde telefonla görüşme hakkı vardır. Bu görüşme için telefon kartını kurum kantininden satın almak zorundadırlar. Ayrıca telefon görüşmeleri denetim adına dinlenmektedir. 

 

  • Çocuklar ücretlerini kendileri ödemeleri koşulu ile mektup, faks ve telgraf gönderme hakkını kullanmaktadır. 

 

  • Çocuklar idare tarafından temin edilen gıda maddeleri (üç öğün yemek) dışındaki tüm temel ihtiyaçlarını kurum kantininden satın almak zorundadır. 

 

  • Tıpkı  yetişkinler gibi çocuklar da kurum içinde aydınlatma dışındaki tüm elektrikli aletlerin  harcadığı elektiriğin bedelini ödemekle yükümlüdür.    

 

  • Hapishanelerde ailesi ve ziyaretçisi olmayan çocuklar bulunmaktadır. Bu çocuklara özgü bir programın geliştirilmesine ihtiyaç olmasına rağmen, bu konuda hiçbir adım atılmamıştır. 

 

  • Çocukların gelişimi ve desteklenmesi konusunda önemli bir role sahip olan aileler ile yapılacak olan görüşler, yetişkinler için uygulanan infaz rejiminde olduğu gibi “üç kapalı, bir açık” olarakuygulanmaktadır. Kapalı görüş uygulamasında aile ile çocuk arasında bir cam bulunmakta, birbirlerine sarılmaları bulunan cam dolayısıyla engellenmektedir. Kapalı görüş uygulamasının çocuklar için onarıcı değil, cezalandırıcı olduğu açıktır.

 

  • Çocukların üzerinde, kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair “makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurum en üst amirinin gerekli görmesi hâlinde”, çocuklara çıplak olarak veya “beden çukurlarında arama” yapılmaktadır. “Makul ve ciddi emarelerin varlığı halinde yasak madde veya eşyanın istenildiği halde verilmemesi durumunda” bu arama “zor kullanılarak” yaptırılır. Çocuk veya yetişkin, bir insanın çıplak olarak aranması ve daha da ötesi “beden çukurlarının” yani cinsel organlarının ve ağız içinin aranması başlı başına bir insan hakları ihlali ve kişinin insanlık onurunu, öz saygısını, öz güvenini zedeleyen, travma yaratma olasılığı yüksek olan bir uygulamadır. 

 

  • Çocuklar, kurumun disiplin kurallarını çiğnedikleri takdirde disiplin cezaları almaktadır. Örneğin; Çocuklar 30 güne kadar etkinliklerden men edilmekte,5 güne kadar, her gün sadece 3 saat havalandırmaya çıkma hakkı saklı bulunarak, günde 21 saat odaya kapatılmaktadır. Bu disiplin cezalarının çocukların korunması ve gelişmesine herhangi bir katkısının olacağına dair bir iddia kabul edilemez, uygulanan disiplin cezalarıonarıcı değil yıkıcı bir nitelik taşımaktadır.    

 

  • Hükümlü veya tutuklu çocuklar hakkında yapılan işlemler veya faaliyetler, kanun, tüzük, yönetmelikler ile genelgelere aykırılık içeriyorsa tüm mahpuslar gibi çocuklar da İnfaz Hakimliği’ne başvuru yapılabilmektedir. Ancak “şikayet yoluna başvurulması, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz” yani kişi disiplin kurulunun verdiği cezaya itiraz etmiş ve infaz hakimliğine başvurmuş olsa dahi, infaz hakimliği başvuruyu görüşene kadar ceza başlamış ve bitmiş olabilir hatta infaz hakimliği bu cezayı yerinde bulmayabilir. Bu durum hak arama yollarının zaten kapalı olduğu anlamına gelmektedir.

 

Tüm bu uygulamalar,

- Ekonomik yoksunluk çeken çocukların mektup, faks, telgraf, telefon gibi iletişim araçlarını kullanamamasına ve temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamamalarına sebep olmaktadır.  

- Yol parası olmayan aileler çocuklarının görüşlerine gelememekte, gelebilenler ise kapalı görüş sebebiyle çocuklarına dokunamamaktadır. 

- Çocuklar dış dünya ile iletişim kuramadığı ve ağır infaz rejimlerinin uygulandığı bu kapalı kurumlar çocukları yalnızlaştırmakta ve hak ihlallerine maruz kaldıklarında dahi çaresizleştirmektedir.

 

 

 

- Çocuk Eğitimevleri Hakkında Genel Bilgiler ve Sorunlar

Çocuk Eğitimevleri, hükümlü çocukların kaldığı kurumlardır. Eğitimevlerinin kapısında bir güvenlik önlemi bulunmaz, güvenlik kurumun içinde sağlanmaktadır. Çocukların bu kurumlarda örgün öğrenimden yararlanma, mesleki eğitim kurslarına katılma veya işe girip çalışabilme hakları bulunmaktadır. Çocuklar eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam ettikleri müddetçe 21 yaşını dolduruncaya kadar kurumda kalabilirler. 

 

CİSST’in Adalet Bakanlığı’na yaptığı 13.01.2015 tarihli bilgi edinme başvurusunda eğitimevlerindeki çocukların öğrenim durumları sorulmuştur. Adalet Bakanlığı’nın cevabına göre 26.01.2015 tarihi itibari ile eğitimevlerindeki çocukların öğrenim durumu şu şekildedir:

 

Bu tablonun değerlendirilmeye muhtaç ve dikkat çekilmesi gereken iki tarafı bulunmaktadır. (4) İlk olarak, 2015 yılı içerisinde 2165 çocuk mahpusun 545’i hükümlüyken, Adalet Bakanlığı’nın bu verilerinden anlıyoruz ki var olan 2 Eğitimevinde tutulan hükümlü çocuk sayısı sadece 116’dır. Geriye kalan 429 çocuk Eğitimevlerinde değil kapalı hapishanelerde tutulmaktadır. İkinci olarak ise Eğitimevlerinde tutulan çocukların örgün eğitimden yararlanma hakları olduğu belirtilmesine rağmen 116 hükümlü çocuktan sadece 3’ünün bu haktan yararlandırılıyor oluşudur. Bunun nedenleri irdelenmeye ve üzerinde çalışılmaya muhtaçtır. 

Eğitimevlerinde de belirli disiplin kuralları ve disiplin cezaları uygulanmaktadır. Bu disiplin cezalarından biri kapalı hapishaneye gönderme cezasıdır. Eğitimevlerinde bulunan hükümlü çocuklar Eğitimevi kurallarına aykırı bir disiplin suçunda bulundukları takdirde, disiplin cezası olarak, 6 ay boyunca tutuklu çocukların kapatıldığı kapalı hapishaneye gönderilirler. Bu uygulama çocukların eğitiminin yarım kalmasına ve aksamasına sebep olmaktadır.  

 

CİSST’in 13.01.2015 tarihinde Adalet Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurusunun cevabına göre, Eğitimevinden disiplin cezası alarak kapalı hapishaneye gönderilen çocuk sayıları yıllara göre şu şekildedir:

 

2009

29

2010

23

2011

38

2012

57

2013

148

2014

263

Bu rakamlar bakıldığında, çocuk mahpuslara yönelik yaklaşımın her geçen yıl “cezalandırma” yönüne doğru biraz daha kaydığı görülebilir. 2009 yılında sadece 29 çocuk aldığı disiplin cezası nedeniyle kapalı hapishaneye gönderilirken 2014 yılında bu rakam neredeyse 10 kat artmış ve 263’e yükselmiştir. Bu rakamı daha da anlamlı kılan diğer veri ise çocuk mahpusların sayılarıdır. 2009 yılında 2.679 olan çocuk mahpus sayısı 2014 yılında sadece 1903’tür. Yani cezalarda 10 kata varan artış, çocuk mahpus sayısı azalmış olmasına rağmen yaşanmıştır. Bu durum, cezaların çocuk mahpus başına 10 kat değil daha fazla arttığının ifadesidir. 

Türkiye’de çocukların yargılanma süreçleri 6 aydan 2 yıla kadar değişmektedir. Uzun süren yargılanma süreci boyunca tutukluluklarını kapalı hapishanelerde geçiren çocuklar, hükümleri kesinleştiğinde güvenlik önlemlerinin minimum seviyede bulunduğu eğitimevlerine gitmekte, yeniden toplumsal yaşama adapte olmaya çalışmaktadırlar. 

Kapalı kuruma gönderme cezası, çocukların toplumsal yaşama adapte olmaya çalıştıkları süreci sonlandırarak, toplumdan yeniden izole edilmeleri anlamına gelmektedir. Bu uygulama, eğitimevlerinin niteliğinin yeniden tartışılması gerektiğini ortaya koymaktadır. 

Eğitimevleri, çocukların toplumsal yaşam ile bütünleşmeleri iddiası, bu kapatılma kurumlarının lokasyonu dikkate alındığında da tartışmalı hale gelmiştir.Ankara Çocuk Eğitimevi ve Ümraniye Çocuk Eğitimevi şehir merkezlerinden uzakta, toplumsal yaşamdan izole edilmiş şekilde konumlandırılmıştır.  

Adalet Bakanlığı verilerine göre Eğitimevlerinin kapasitesi 150 olarak belirtilmiştir. Ankara Çocuk Eğitimevi’nde 2 psikolog ve 2 sosyal çalışmacı görev almaktadır. Yani 75 çocuğa bir psikolog, bir sosyal çalışmacı düşmektedir. Ümraniye Çocuk Eğitimevi’nde de bu sayıların benzer olduğu bilinmektedir.  Psiko-sosyal servis çalışanlarının sayısının oldukça düşük olması, hapishanelerde olduğu gibi Eğitimevlerinde de her çocuğa bireysel muamele yapılmasını olanaksız kılmaktadır.

 

Öneriler:

  • Çocuk hapishanelerinin kapatılması kararı alınmalı ve çocukların toplumsal yaşam ile bütünleşmelerini de sağlayacak alternatif uygulamalar tartışılmalıdır. 

 

  • Çocuk Hapishaneleri kapatılıncaya dek geçecek süreç boyunca çocukların hapishanelerde maruz kaldıkları ağır uygulamalara son verilmelidir.

 

  • Hapishaneler, sivil toplum örgütlerinin, akademisyenlerin ve bağımsız araştırmacıların erişimine yeterince açık bulunmamaktadır. Bağımsız izleme taleplerinin olumlu sonuçlanmaması ve istatiksel verilerin azlığı, kişinin özgürlüğünden yoksun bırakıldığı bu kapatılma mekânlarını şeffaflıktan uzaklaştırmaktadır. Çocuk Hapishanelerinin kapısı, bağımsız izleme yapılabilmesi için sivil toplum örgütlerine ve bağımsız araştırmacılara çocukların korunması ve gelişmesi esas alındığı müddetçe koşulsuzca açılmalıdır.

 

 

  • Hapishanelerde çocuk mahpuslar neredeyse tamamen infaz koruma memurları ile iletişim halinde bırakıldıkları için bu durum ortadan kaldırılmalı ve bu amaçla psikolog, sosyal çalışmacı, hekim ve öğretmen sayısı arttırılmalıdır.  

 

  • Çıplak arama uygulamasına son verilmeli, denetim, her türlü maddeye duyarlı x-ray cihazları aracılığı ile sağlanmalıdır. 

 

  • Kapalı görüş uygulamasına son verilmeli, çocukların aileleri ile yapacakları tüm görüşler açık hale getirilmelidir.  

 

  • Odaya kapatma cezası, etkinliklerden men edilme cezası gibi disiplin cezalarına son verilmelidir. 

 

  • Çocuk Eğitimevinde disiplin kuralları çiğnendiği takdirde uygulanan “6 ay kapalı hapishaneye gönderme cezası” kaldırılmalıdır. 

 

 

  • Çocukların aileleri ile iletişim kurabilmek için kullandıkları telefon, faks, mektup gibi iletişim kanalları ücretsiz olmalıdır.

 

  • Ekonomik yoksunluk çektiği için çocuklarının görüşüne gidemeyen ailelerin ulaşım bedelleri iş yurtlarından elde edilen ve emanet paraların faizlerinden elde edilen gelirler ile ödenmelidir. 

 

  • Çocukların kantinden satın almak zorunda bırakıldıkları temel ihtiyaç maddeleri ücretsiz olmalıdır. 

 

  • 2014 yılında yeni hapishanelerin inşasına 590 milyon 104 bin 673 TL harcayan Adalet Bakanlığı, ekonomik yoksunluk çeken çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamak için ödemek ile yükümlü oldukları ücretleri karşılamalıdır.

 

 

  • Tahliyesi yaklaşan her çocuk için bir tahliye planı yapılmalı, bu konuda sivil toplum örgütleri ile iletişime geçilmeli ve işbirliği yapılmalıdır.

Kaynaklar

  • Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü

http://www.cte.adalet.gov.tr/

 

  • ÖZGÜRLÜĞÜNDEN YOKSUN BIRAKILMIŞ ÇOCUKLARIN KORUNMASINA İLİŞKİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KURALLARI (HAVANA KURALLARI)

http://www.gundemcocuk.org/belgeler/temel-dokumanlar/birlesmis-milletler/temel-metinler/08%20-

 

  • TBMM Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İnceleme Raporu

https://www.tbmm.gov.tr/komisyon/insanhaklari/docs/2015/maltepe.pdf

 

  • Türk Tabipler Birliği Şakran Çocuk ve Gençlik Cezaevi İnceleme Raporu 

http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/sakran-5423.html

 

  • TBMM Hatay E Tipi Kaplı Ceza İnfaz Kurumu İnceleme Raporu

https://www.tbmm.gov.tr/komisyon/insanhaklari/docs/2015/hatay.pdf

 

  • CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN

http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=1.5.5275&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=

 

  • İNFAZ HÂKİMLİĞİ KANUNU

http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=1.5.4675&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=

 

  • CEZA İNFAZ KURUMLARININ YÖNETİMİ İLE CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA TÜZÜK

http://www.cte.adalet.gov.tr/menudekiler/mevzuat/tuzuk.doc

 

  • Aytekin Yılmaz, Eski Mahpusların Topluma Yeniden Katılımı, İstanbul 2011, Mahsus Mahal Kitaplığı
  • Ankara Çocuk Eğitimevi

 

http://www.ankarace.adalet.gov.tr/psikososyalservis.html

 

Son Not : 

(1)  Aytekin Yılmaz, Eski Mahpusların Topluma Yeniden Katılımı, İstanbul 2011, Mahsus Mahal Kitaplığı, sayfa 10

(2)  Türkiye’de Çocuk Adalet Sistemi’nin Yönetimi, Çocuk Adalet Sistemi Odağında Kanunla İhtilaf Halindeki Çocukların Durumu Araştırma Raporu, Ankara 2012, Sayfa 54

(3) Kavur, Nilay. 2016. Türkiye Çocuk Adalet Sisteminde Çocuk Tutukluluğu üzerine Doktora Tezi saha araştırması

(4)  Tabloya dair dile getirilmesi gereken bir başka konu ise rakamları adlandırmakta yaşanılan zorluktur. Öğrenimin çeşitli aşamalarında olanların sayılarının toplamı, toplam mahpus sayısı ile örtüşmemektedir. 28 hükümlü çocuğun tutulduğu İstanbul Eğitimevinde öğrenim görenlerin toplam sayısı 31, 87 hükümlü çocuğun tutulduğu Ankara Eğitimevinde öğrenim görenlerin toplam sayısı ise 107’dir.