Son Basın duyurusu

0 comment(s)

CİSST’ın 2015’i ve 2016 Yılı Temennisi

 31 Aralık 2015

 2015 yılı Türkiye hapishaneleri açısından olumsuz gidişatın devam ettiği ve derinleştiği bir yıl oldu. Bu olumsuz gidişat, hem mahpus sayısındaki artış hem de küçük kapasiteli kaza hapishanelerinin kapatılıp yerini daha büyük kapasiteli oda tipi hapishanelerin inşasının devamı olarak gösterdi kendisini.

0 comment(s)

Adalet Bakanlığı’na Çağrımızdır:

Osman Evcan’ın Talepleri Karşılanmalı, Hapishanelerdeki Besinler Mahpusların Sağlık ve İnançlarına Uygun Hale Getirilmelidir.

Türkiye hapishanelerinde vejetaryen, vegan olduğu için, dini ya da felsefi görüşü belirli bir beslenme düzeni gerektirdiği için veya çölyak, diyabet, kanser, AİDS gibi hastalıklar sebebiyle farklı diyetler uygulamak zorunda olan kişiler var. Herkes gibi onlar da sağlıklı, yeterli ve beslenme alışkanlıklarını sürdürecek gıdaları tüketme hakkına sahiptir. Mahkemeler tarafından verilen hapis cezaları sadece hürriyeti kısıtlayabilir ve farklı diyetler uygulamak zorunda olan kişilerin bu ihtiyaçlarının karşılanmaması yoluyla onlara kötü muamelede bulunulması kabul edilemez. Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve tek tek her bir hapishanenin idaresi hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm mahpusların ruh ve beden sağlıklarını koruyabilecekleri koşulları sağlamak ve sürdürmekle yükümlüdür.

0 comment(s)

Son günlerde hapishanelerde yayın yasaklarına dair haberler basına yansıyor., Leman, Uykusuz ve Penguen dergileri “sakıncalı” olduğu gerekçesiyle Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’ne alınmadılar. Kaos GL dergisi, “müstehcen yazı ve yorumlar kapsadığı” gerekçesiyle Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi idaresi tarafından engelledi. LGBTİ mahpusların anlatımlarının derlendiği Voltaçark adlı kitap gönderildiği bir çok hapishane tarafından kabul edilmedi. Çok değil bir kaç ay önce de mahpuslara ziyaretçileri tarafından getirilen veya posta yoluyla gönderilen süreli yayınlar (çoğunlukla dergiler) engelleniyor ve mahpusların, bu yayınları paralarını kendilerinin ödemesi ve görevli infaz koruma memurları tarafından bayiden alınması koşuluyla temin edebileceğini belirtiliyordu.

0 comment(s)

Türkiye’nin 355 hapishanesinden ölüm haberleri gelmeye devam ediyor ve hasta mahpuslar, hapishaneler söz konusu olduğunda başlıca gündem maddelerinden biri olma özelliğini koruyor. Son 4 yılın rakamlarına bakıldığında Türkiye hapishanelerinde her hafta 6 mahpus yaşamını yitiriyor yani hapishanelerden neredeyse her gün bir tabut çıkıyor, Bu vahim tablo karşısında Adalet Bakanlığı’nın ve bir bütün olarak hükümetin yaptığı düzenlemeler, sorunu çözmek yerine her yıl artan mahpus sayısı ile daha da büyütüyor.


0 comment(s)

Adalet Bakanlığı, çeşitli bilgi edinme başvuruları ve soru önergelerine verdiği cevaplarda LGBTİ mahpuslara yönelik olarak özel bir hapishane inşa edeceğini açıkladı ve açıklamaya devam ediyor. Son olarak bir trans mahpusun bilgi edinme başvurusuna verdiği cevap daha net bilgiler içeriyor:



“Bakanlığımızca, lezbiyen, gay, transeksüeller ve biseksüellerin muhafaza edileceği Açık ve Kapalı Ceza İnfaz Kurumları yapımına yönelik proje çalışmaları başlatılmıştır. Söz konusu projenin 2015 yılında İzmir ilinde ihale edilerek inşaatına başlanması öngörülmüştür. İhale ve yer teslimine müteakip takriben 2 yıl içinde tamamlanacaktır.”

0 comment(s)

Hapishanelerde bir süredir yeni ve asıl önemlisi kanunen dayanağı olmayan yaptırımlar gündeme getiriliyor. Mahpuslara gönderilen kargoların iade edilmesi ve süreli yayınların posta yoluyla kabulünün yasaklanması bu yaptırımlardan ikisidir.

Yaklaşık 3 aydır, aynı il içerisinden hapishanelere gönderilen kargolar iade edilmektedir. Yani İstanbul ili sınırları içerisinden İstanbul’daki bir hapishaneye veya Diyarbakır ili içerisinden Diyarbakır sınırları içerisindeki bir hapishaneye kargo gönderemiyorsunuz. Hapishane idareleri bu kargoları “aynı il sınırları içerisinden yollandığı” gerekçesiyle kabul etmiyor ve iade ediyor.

0 comment(s)

Kemal Gömi, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olduğu için hakkındaki raporlara ve defalarca basına yansıyan hastalığına rağmen infazı ertelenmiyor veya aftan yararlandırılmıyor. Şu an için Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tutuluyor. Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanelerinin adli birimlerinin hapishanelerden de kötü koşullar barındırdığı bilinen bir durumdur.

Kemal Gömi hakkındaki teşhis açıktır. Hapishanede tutulduğunun farkında dahi olmayan, kalıcı psikolojik rahatsızlık yaşayan, yaşadığı rahatsızlık Adli Tıp Kurum raporu ile de belgelenen bir mahpusun hâlâ ailesinden uzakta, kapalı kapılar ardında, hastanelerin adli birimlerinin kötü koşulları içerisinde tutulması yasalara uygun olsa dahi kabul edilemez.

0 comment(s)

Hasta Mahpus Şehmus Yetek Tahliye Edilmeli, Teşhis ve Tedavide İhmali Olanlar Yargılanmalıdır

Şehmus Yetek 1997 yılından beri Türkiye hapishanelerinde tutuluyor. Yakınlarının anlatımlarına göre 3 yıldır rahatsız. 3 yıldır birçok kere revire ve hastaneye çıkmasına rağmen rahatsızlığının kanser olduğu yeni öğrenilebilmiş. Durumu ağırlaşan Şehmus Yetek ailesine haber verme gereği dahi duyulmadan Midyat E Tipi Kapalı Hapishanesi’nden Ankara Numune Hastanesi’ne sevk edilmiş. Kendisini görmek için Ankara’ya giden aile üyelerinin anlatımlarına göre, Yetek artık yatalak durumda ve doktorlar “artık çok geç”, “hastalık ilerlemiş ve yapılacak bir şey kalmamış”, “bize bir ölü göndermişler” diyorlar.

0 comment(s)

Şehmus Yetek, Türkiye hapishanelerinde tutulan yüzlerce hasta mahpustan birisi. Yakınları 20 Haziran Cuma günü derneğimiz CİSST'i aradılar ve durumu hakkında bilgi verdiler. Yakınlarının verdiği bilgiye göre Yetek 1997 yılından bu yana hapishanede. 3 yıldır rahatsız. Ancak 3 yıla rağmen kanser olduğunu daha yeni öğrenmişler. Üstelik de babaları bir gün kendilerine dahi haber verilmeden Midyat E Tipi Kapalı Hapishanesi'nden Ankara Numune Hastanesi'ne kaldırılınca... Babalarını görmek için Ankara'ya gittiklerinde, babalarının yatalak durumda olduğunu görmüşler. Doktorlar, "artık çok geç", "geç kalınmış" demişler. Şehmus Yetek hala hastanenin mahpuslar bölümünde tutuluyor. Ailesi, Adli Tıp sürecini başlatmış.

Sayfalar